Kimseye motor kullanmasını tavsiye etmediğimi söylerek yazıma başlamalıyım. -Özellikle Türkiye yollarında motora binmek resmen çılgınlık. Ama kesin kez kararını vermiş olanların bu yazıdan faydalanacaklarını düşünüyorum. 4 yıl ve 20.000 km. nin üzerinde motor tecrübem var ve ancak yeni başlayanlara temel düzeyde tavsiyelerde bulunabilecek biri olduğumu belirtirim. -Ayrıca burada sürüş tekniklerine girmem çok anlamsız olduğundan sadece gerçek hayat tecrübelerimden yola çıkarak bazı pratik tavsiyelerde bulunmak istiyorum.
İlk olarak profesyonel bir sürüş okulunda temel sürüş eğitiminizi alıp ne tarz bir motora binmek istediğinize karar verdikten sonra -scooter, commuter, maxi-scooter, enduro, supermoto, cruiser, touring, roadster ve sport ilk akla gelenlerden bazıları- ikinci adım hangi modelin sizin için en uygun başlangıç motoru olacağına karar vermek olacaktır. Scooter ve commuter seçenler için pek sorun yok zira bu motorlar genelde 125cc. ve 250cc. lik ranjda olduğundan tamamen vucut ağırlığınıza göre arzu ettiğiniz modeli seçebilirsiniz. Ancak büyük motora binmeyi düşünenler ilk motor olarak “düşük hacimli” ve “selesi alçak” modelleri tercih etmelidirler. Ki bence vucut ağırlığına bağlı olarak 125cc. den 400cc. ye kadar olan motorlar başlangıç motoru kategorisinde değerlendirilebilirler. (ilk motorum Honda NX400 modeli bir enduro olup yaklaşık 90 kg. ağırlığındaydım. Şu an Yamaha XT660 R modeli bir cross-enduro kullanıyorum ve 78kg. ağırlığındayım.) Zira düşük hacimli motorların hızlanma, viraj, manevra ve frenaj kontrolleri büyük hacimli ve güçlü motorlara nazaran daha kolaydır. Sonuçda motorun arabadan farklı dinamiklere sahip apayrı bir araç olduğu ve pek hata affetmediği unutulmamalıdır. Durum böyle olunca hata töleransı daha büyük olan küçük hacimli bir model trafikte beklenmedik bir durumla karşılaştığınızda -ki karşılaşacaksınız!- ciddi bir kaza yapma olasılığınızı hem azaltacak hemde zaman ve tecrübeyle kazanılan sürüş melekenizi geliştirmeniz daha çabuk olacaktır. Teoride motor kullanmayı öğrenmek için bir kaç saat yeterli olsada pratikte iyi sürücü olmak tecrübeli sürücü olmak demektir.
Temel eğitiminizi tamamladınız ve ilk motorunuzu aldınız. Artık trafiğe çıkmaya hazırsınız. Bundan böyle görünmez tehlikelerle dolu bir trafik jungle ına girdiğinizi sakın unutmayın. İşte işinize yarayacağını düşündüğüm bir kaç öneri.
1.Ne olursa olsun, ne kadar kısa bir yol yapacak olursanız olun her zaman kask takın ve mümkünse ful korumayla motorunuza binin. Kask her daim olmassa olmazdır bunu unutmayın. Bırakın trafik kazasını duran bir motorun üzerinden dengenizi kaybedip düşecek olsanız başınızı tretuvar yada baba gibi sivri bir şeye çarpmanız halinde sakat kabileceğinizi hatta ölebileceğinizi unutmayın! -İster inanın ister inanmayın ama dururken düşüp yaralanan ve gerizekalı kalan birçok örnek var. Kask haricinde bellik, omuz ve dirsek korumalı -tercihan deri- mont, dizlik, eldiven ve gene korumalı bot yada cizme giymeden yani zırhınızı kuşanmadan yola çıkmayın. (Burada maksat öncelikle kafatası, bel kemiği ve omurgayı daha sonra mafsalları en son olarakda cildimizi koruma altına almak. Ancak yukarıda saydığım korumalarda uyluk kemiğinin kalça kemiğine bağlandığı nokta için bir koruma yok. Bunun için özel tulum yada pantolon giyilmesi gerekir. Ama bu pratik olmadığından pek giyen olmaz. Ben de aynı şekilde giymedim ve ilk düşüşümde sağ uyluk kemiği eklemimi sakatladım. Aradan 3 yıl geçmiş olsada hala ağrımaktadır.)
2.Motorunuzu sürerken 1 saniyeden uzun bir süre aynı noktaya bakmamaya çalışın. Sürekli görüş alanınızı ve dikiz aynalarınızı gözlerinizle tarayın.
3. An ve an en kötü durum senaryoları kurarak motorunuzu kullanın. Bu senaryoları kurar kurmaz bunların olma olasılıklarını en aza indirecek tedbirler alın ve bunları derhal uygulayın -vede bu döngüyü yeniden başlatın. (Bunu bir örnekle anlatırsak; Diyelim otoyolda orta şeritte -akan trafikde- seyrediyorsunuz ve ileride -sağda- bir sapak var. Sol şeritteki arabanın sapağı son anda farkedip arabayı üzerinize kırma olasılığını düşünerek hız arttırıp sol şeride geçtiniz. Tabii motorunuzun kapasitesi mevcut hızınız ve sol şeritten gelen araçların hızlarını ve size olan mesafelerini hesaba katarak! Şimdi bu riski sıfıra indirdiniz ama hız şeridindesiniz ve doğal olarak hızınızı arttırdınız. Hava yağışlı, asfalt kaygan ve az ileride bir viraj var. Virajda mazot birikintisi olabilir. Hava yağışlı olduğu için bunu önceden farkedemessiniz. Sapağı geçer geçmez orta şeride tekrar geçer ve kontrollü olarak hız düşürürsünüz…)
4.Diğer sürücülerin canınıza kastetmiş olduğunu varsayarak hareket edin. Heran en olmadık hareketi yapabileceklerini varsayın ve sürücüleri gözlemleyerek risk gruplarına ayırın. Yüksek risk grubuna dahil olanlardan hemen uzaklaşın! (Mesela Taksi ve minibüsler, bayan sürücüler, jan janlı spoylerli genç arabaları, arazi araçları, scooterlı kebap dağıtıcıları gibiler birinci dereceden risk grubuna dahil edilmelidir. Gece ise dikiz aynalarından arkanızdan gelen araçların farlarına bakarak ara ara manevralarını gözlemleyin makas atarak, sol sağ yaparak seyredenleri veya sis farı açık gidenleri derhal mimleyin!)
5.Bir yere giderken rotanızı en kısa yola göre değil en risksiz yola göre çizin. (Örneğin geceleri bağdat caddesinden gitmek yerine her seferinde alt yada üst paraleldeki ara sokaklardan kadıköy yönüne doğru gitmeyi tercih ederim.)
6.Çok gerekmedikce yağışta ve gece motorunuzu kullanmayın. (Özellikle yağışta motorunuzu adeta fren hidrolikleri boşalmış varsayın. Gerçektende yağışta frenler aklın alamayacağı kadar kötüleşiyor. Gece ise hem görme hem görünme mesafesi ciddi oranda düşüyor.)
7. “Ne olursa olsun trafik kurallarına uymalıyım” demeyin! Trafik kurallarına uymaya çalışın ama duruma göre -mantıklı gerekçelerle- onları ihlal etmekden de kaçınmayın. Mesela gece kırmızı ışıkta beklerken eğer arkadan çaprazlar çizerek hızla size yaklaşan bir araç görürseniz derhal ya kaldırıma kaçın yada gelen geçen yoksa -çok dikkatlice- kırmızıda geçerek tehlikeden uzaklaşın.
8.Hiçbir sürücüyle uğraşmayın yada hatasından dolayı onu protesto etmeye kalkmayın! Basın gidin yada yolundan çekilin. Bu onları kızdırabilir ve sizi öldürme girişiminde bulunmalarını sağlayabilir. (Unutmayın nekadar korunursanız korunun aslında motorun üzerindeyken hiç bir korumanız yok.)
9. Bom boş yolda bile olsanız her an teknik bir arıza durumuyla yada beklenmedik yol şartlarıyla karşılaşıp kaza yapabileceğinizi hesaba katın. Ani olan lastik patlaması yada zincir atması gibi teknik arızalar yada yoldaki yağ ve mazot kalıntıları gibi tuzaklar sonucu düştüğünüz taktirde en uzun ve engelsiz sürüklenme mesafesine sahip olacağınız bir pozisyonda motorunuzu kullanın. (Mesela Bağdat caddesi boyunca yol kenarında dizili demir babalar yakınlarına düşme halinde tam bir ölüm tuzağı haline gelebilirler. Bu sebeple trafik müsait olduğunca orta şeritte gitmeyi tercih ederim.)
10. Duruma göre aşırı sürat kadar düşük süratinde tehlikeli olduğunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. Doğru hızı trafiğin akış hızının belirlediğini sakın unutmayın. Motorunuzun kapasitesinin yetmediği yollara çıkmaktan kaçının. -Küçük bir scooterla otobanda hız şeridinde gitmek gibi.
11. Motorunuzu freni yokmuş gibi kullanın. Motorda frene asılmak diye birşey yoktur, kontrollü yavaşlama vardır. En iyi fren sistemine sahip ABS donanımlı bir motorda bile yaklaşım aynı olmalıdır.
12. Her fırsatta ses ve ışık oyunlarıyla varlığınızı diğer sürücülere ve yayalara hissettirin. Korna ve sellektör kullanmaktan hiç kaçınmayın. İnsanlara rahatsızlık veririm diye de asla düşünmeyin. Özellikle bir başka motorun yanından geçerken kornanızı kısa bir dütletin. (ilk sürüş günlerimde motorcudan motorcuya selam olarak algıladığım ve romantik bulduğum bu dütleme ritüellerinin aslında çok önemli bir “ben burdayım aman dikkat!” uyarısı olduğunu daha sonraları keşfetmiştim.)
13. Çöp kamyonu gibi yolu kayganlaştırabilen araçları dikkate alın. İster inanın ister inanmayın çöp kamyonlarından süzülen çöp suları büyük tehlike saçmaktadırlar.
14. Ara sokaklarda kümelenmiş sokak köpeği çetelerine karşı alarmda olun. Bu nadir yaşansada dikkate alınması gereken bir başka tehlike. (Bir gece ara sokaklardan birinde park etmiş arabaların arasından sinsice fırlayarak motorumun üzerine atlayan bir sokak iti tarafından az kalsın düşürülüyordum. İnanın bu şaka değil gerçek! Resmen korku filmi gibi bir şeydi.)
15. Motor çantanızda mutlaka silah yerine geçebilen bir alet bulundurun. Motorda çoğu zaman yanlız olduğunuzu ve böcekadamlara karşı bir gün kendinizi korumanız gerekebileceğini düşünerek mutlaka hazırlıklı olun. Kalın çelik halattan yapılma hırsız kilitleri hem motorunuzu hırsızlardan hemde sizi böcekadamlardan mümkün mertebe uzak tutacaktır.
Daha onlarca şey aklıma gelsede listeyi şimdilik burada kesiyorum. Bu sıraladıklarımın birini bile düşünmeyen hatta kask bile takmayan ve arsızca ortalıkda fink atan -çoğu kebap dağıtıcısı- sürücüler tamamen şansa yaşamaktadırlar. Ama “risk algılaması” gelişmemiş bu lemurların bazıları tabii selleksiyonla trafikden elimine olsada -doğanın kanunu bu!- sayılarının çokluğu ve kontrolsüz üreme yüzünden bu grubun her daim baş ağrısı olacağını düşünüyorum.
Tüm bu anlattıklarım bu işin gerçekten bir “ölüm tehlikesi” olduğuna işaret etsede bu sizi yıldırmasın. Motor sürmek son derece keyifli bir şey ve göz ardı edilemez somut avantajları da var. Umarım yeni başlayacak olanlar için yazdığım bu tavsiye niteliğindeki düşüncelerimle motor üzerinde korkunun ecele faydası olduğu gerçeğini biraz olsun hissettirebilmişimdir.
Not: “Motor Kullanma Adabı ve Motorcu Bayanlar” konusuna bir sonraki “motosiklet” yazımda deyinmeyi planlıyorum.
Not2:Resimlerdeki motorlar sırasıyl; Yamaha XT660R, XUS 1300 A, Yamaha YZF R1 Tüm modeller için: www.yamaha-motor.com



8 yorum ↓
Sevgili dostum ben motorculugun kitabini yazacak kadar motorcuydum ve o ask ile motorculugu biraktim simdi yillar oldu surmuyorum daha 35 yasindayim istesem hemen en kralini cekebilirim para sorunum yok
Yazdigin yaziya dikkatini cekerim hic tehlike ve korku olmayan biseyden bahsediyormusun orada? peki insan hayati okadar ucuzmu yada insanin kendisi icin okadar onemsizmiki oyle buyuk riskleri hic dusunmeden sadece motosiklet tutkusu icin goze alinsin? bence motosiklet ustundeki her an gereksiz olum tehlikesiyle yasamaktan baska bisey degil, buradan bu ise merak saranlara yorum mumu okuyanlara sevgilerimi saygilarimi sunarim motosikletten uzak durun bu nasil birsey biliyormusunuz ayni sigara aliskanligi ve diger kotu aliskanliklar gibi tanistinmi kurtulmasi cok zor, hayat cok guzel haybeye riske atilmaz MACERAYA GEREK YOK!!! eger kirici olduysam af edin ama bence konu hayati onem tasiyor.
Sevgili Tamer
Dikkat edersen “Kimseye motor kullanmasını tavsiye etmediğimi söylerek yazıma başlamalıyım. -Özellikle Türkiye yollarında motora binmek resmen çılgınlık. Ama kesin kez kararını vermiş olanların bu yazıdan faydalanacaklarını düşünüyorum.” diye başlamışım yazıma. Zaten yazının içeriğide aynı fikirde olduğumuzu gösteriyor. Ama dediğin gibi bu eroin gibi bişey ve bikere girdinmi çıkması zor. Bende bu yazımı bu eroinden tatmaya kesin kararlı olanlar için hazırladım. Maksadım haytta kalma olasılıklarını arttırmak dı sadece. -Gerçek eroine başlayacak biri için steril şırınga kullanın der gibi bişey bu ama olsun…Zaten yazımda motorun verdiği keyfe neredeyse hiç girmememin sebebi gene senle aynı fikirde olmam. Ama ben şu an bağımlıyım ve motorsuz bir hayat düşünemiyorum. -İnanki arabamda trafikte sıkıştığımda artık sinir krizleri geçiriyorum. Bi seferinde direksiyon simidinden koca bir kavuçuk parçası koparmıştım tırnaklarımla) Durum böyle olunca bu zehri tadacak olanlar muhakkak bir yerlerde olduğuna göre bu yazıyı yazmamın doğru bir hareket olduğunu savunuyorum. Bide benim bloklarımda kimse kırıcı olmaktan korkmasın. Yeterki küfür ve hakaret içeren ve bir mantığa oturmayan şeyler yazılmasın. Bunun haricinde burada her fikir tarafımca hörmet görür yeterki fikir olsun…
Saygılarımla.
Diğer yazılar gibi oldukça güzel keyifli bir yazı. 2-3 sene önce motosiklete merak sardığımda motorcu bir tanıdığım “sen bunu bisikletmi sandın aslanım?” gibisinden gözümü korkutmuştu :) O gün bugündür motosiklet konusu içimde bir ukte olarak kaldı.
Motorsiklet ile ilgili şu adrestede: http://www.uzmantv.com/kategori/motorlu-araclar/motosiklet güzel videolar var. (türkçe)
Uğur vermiş olduğun link için teşekkürler. Umarım motor konusunda gerçekten gözün korkmuştur.
3 sene önce birdenbire bir motor sevdasına tutuldum ve 2 gün içinde kendime bir scooter aldım. Evim Erenköy iş yerimde Caddebostandaydı arada 5 dakikalık bi sürüş mesafesi vardı oldukça keyifli kısa bir yoldu .Bayan olarak scooterimi 150 km de satmam gerekti çünkü motor kullanıcılarının trafikte fark edilselerde fark edilmediklerini fark ettim. Eğitim almadan motora kesinlikle binilmemeli ve tabiki kasksız !!!! 4 tekerli araçlardanda 2 tekerlilere saygı lütfenn :))
Özellikle motora binen bayan sürücüler daha büyük bit tehlike içinde. Bu yüzden motorcu bayan arkadaşlara mümkün mertebe cinsiyetlerini saklayacak şekilde giyinip motora binmelerini öneririm. Bide uzun saçların kask içinde gizlenmesi unutulmamalıdır.
yazıyı ve yorumları okudumda hep “2 tekerlekli manyaklar” diye tanımladığım sürücüler yazmış henüz yaşımın ilk (gençlik) safhasında olmama rağmen en sevmediğim taşıt motordur aksine bisikletide çok severdim otomabil kullanmadan önce hızlı araba sürmeyi çok severim araba dedinmi 190 görmeli şuan favorim fiat punto 1.6.16 v motor seçenekli olandır 9 sn de 100 km ye çıkabiliyor ve 180 i geçiyor yani aslında benım güvenli bi hız tutkum var yada sizin tarifinize göre motorcular beni görünce kaçmalı ama 2 tekere saygı falan bence bunlar biraz -hatta çok- zor çünkü iki tekerlekli diye bindikleri şeye önce insanın kendisinin güvenmesi lasım arabanın yanından geçerken rüzgarından savrulcak dandiklikte ucuz modellerde var ayrıca ülkemizdeki motor saygadan bahsedilmiş ama -avrupaya gidipte BU AVRUPADA BÖYLE DEYİL BİZİM İNSANIMIZ…-diyenlere inanmayınız kesinlikle avrupadada böyle büyük küçüğü ezer dünyanın görüşüdür mesela şuan arabamı yenileme hedefindeyim renalt clio var 170 görüyo ama hyundai starex minibüs alıcam arkayada vip yaptırıcam hemidene crdi 140 b motor seçeneği 190 ı geçiyo. cek yat özel deri döşeme +ses sistemi+tv naviasyon 5000 ytl ye yapıyolar yani bence motor saçma insanın bir yedeği yokki böle önlem alalım neye önlem alıyosun ölmemek yada yaralanmamak için e yaralanmak istemiyosan binme motora sigara felan da hikaye bu arada başladınmı bırakılmıyo en fazla arada bi kere canın çekiyo oda kullandıkça gidiyo yani heh insanın yedeği yokki bi gitsen motora binene üzülmem geride kalanlara üzürülür şimdi bide çoğu iyi motorlar araba fiyatına yani bi kere daha düşün saygı bekleyeceğine aklına başına devşir kendi kendini koru
YENİ GELİŞMEKTE OLAN POZİTİFPC EDİTÖR BLOGUMA HEPİNİZİ BEKLİYORUM www.pozitifpc.com/mehmet
aslında alıntı yapacaktım ama gerek duymadım benim yorumum macera ve tehlike ligi düünen insan dostlara teğlikenin her an yanında olduğunuzu hiç düşünmüyormusunuz evde otururken bile sakatlanırsınız bırakın dışarıda olmayı ölüm korkusuysa biliyorumki herkezde vardır kimileri umarsamaz ama motor tehlikeli dir falan gibi düşünmeyin hayat teğlikeli ozman herkez kendine bir uygun ada bulsun orda yaşasın hiç tehlikesi yok değilmi ama tusunami gelirse :) ozaman ayda yaşayalım ya gök taşı düşerse :)
geriye neresi kaldı ki en iyisi gezenti olmak bence Hareketli hefi vurma şansınız kaçta kaçtır :) en azından birdaha ki fere ola şansı yüksek bunu ancak ava gidenler bilir çoğu avcılar hedefi konmasını bekller Azrailde öyle işte günün zamanın geldimi nerde olursan ol seni bulur Bırakalım insan ları nerde nasıl neyle yaşarlarsa yaşasın lar istedikleri gibi yaşasınlar yeterki biz iki ayaklı hayvanlar olarak çevremizdekilere saygılı olalım yeter önce saygılı olalım lütsen kim olursak olalım kadın yada erkek saygı gösterki saygı gör
Yorum Yaz