17-10-07 Türkiye-Yunanistan maçı sonrası Fatih Terim’in verdiği demeci daha yeni seyrettim. Zehir zemberek bir demeç. Türkiş-İngiliş bir sentezin eseri mutant bir dilde Terim adeta şakıyor ve tüm dünyaya Türk’ün hayal gücünü gösteriyor. Ancak söyledikleri arasında öyle bir cümle varki duyduğum anda tüylerim diken diken oldu; “Everything is something happened!”
Yorum yapan arkadaşlar bu cümlenin sadece “Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye” anlamında kullanıldığını iddia etsede ben Terim’in derin felsefi düşüncesinin bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Bu çok mühim lafla Ulu Terim şunu söylemektedir aslında; “Kuantum düzeyine indirgemesseniz dünyayı “everything is something happened” sözü “okunuşundan” doğru bir önerme haline gelmektedir! Zira o cümlede geçen “everything” bu kelime sarf edildiği an itibariyle varolan herşeydir. Ancak “happened” denildiği an itibariyle o herşey zaten olmuş bitmiştir. Yani artık tarihtir!” (Hey Terim, ulu terim, yürü Terim! Sen yürümessen namın yürür beterim!)
Ulu Terim diferansiyel zaman aralıklarında oluşan bu gerçeği ulu zekasıyla dile getirirken elbetteki paralel evrenleri kapsamayan bir önerme yaptığının bilincindedir! Aynı zekasıyla 2008 Avrupa Kupasında Türkiye’nin yiyeceği gol sayısını da pek güzel tahmin edebilir! Sen çok yaşa ulu Terim, sen çok yaşa!
Ulu Terim hakkında mutlak otorite Erman Toroğlu olarak kabul edilir. Bu yüzden son sözü Erman hocaya bırakmak gerek. Topu Erman Hocaya atıp kendisine buradan selamlarımı gönderiyorum.
Fatih Terim’in demecinden seçmeler:
“Everything is something happened!” (Felsefe tarihine geçecek sözü)
“… we have the some possibility, some big chances, some big okazyons…” (Okazyons: occasions anlamında)
“… in the tabele“; (Tabele: scoreboard anlamında.)
“I dont want to see the back, i want to see the front” (Yorumsuz)
Fatih Terim’in demeci: http://www.youtube.com/watch?v=7lOzvVHnBuw